e-ISSN: 2717-946X
TURKISH JOURNAL OF HIP SURGERY - Turk J Hip Surg: 3 (1)
Volume: 3  Issue: 1 - 2023
1.Cover

Page I

2.Editorial Board

Pages II - IV

3.Contents

Page V

4.Manuscript Preparation

Pages VI - VIII

ORIGINAL RESEARCH
5.A Study on Head Measurements in Different Laboratory Rat Strains
Meryem Çalişir, Yasemin Üstündağ, Osman Yilmaz
doi: 10.5505/TJHS.2023.09797  Pages 189 - 195
Bu çalışma, laboratuvar hayvanları olarak kullanılan ve 300’ün üzerinde alt soya sahip Brown-Norveç, Lewis, Sprague-Dawley ve Wistar Albino sıçanlarının soyları arasında farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla her soydan benzer ağırlıkta (ortalama 400 g) ve yaşta 6’şar adet olmak üzere toplam 24 erkek sıçan oluşturuldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Deney Hayvanları Birimi’nde yapılan bireysel çalışmalarda kullanılan sıçanlar, araştırmacıların gerekli örnekleri tamamladıktan sonra çalışmaya dahil edildi. Sıçanların derisi çıkarıldıktan sonra kadavralar kaynatıldı ve kaslar kemiklerden ayrıldı. İskelet kemikleri kaslardan temizlendikten sonra kumpas yardımı ile kafatası ölçüleri alındı. Kafatası ve yüz ölçümleri alınarak kraniyofasiyal indeksler (nazal indeks, fasiyal indeks, kafatası indeksi, bazal indeks ve nörokraniyal indeks) hesaplandı. Sonuç olarak, dört farklı sıçanın kafatası üzerinde 27 ölçüm yapılmış ve kraniyofasiyal indeksler hesaplanmış ve soylar arasında kraniyofasiyal indeksler açısından yüksek düzeyde anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
This study is conducted to determine whether there was a difference between the lineages of Brown-Norway, Lewis, Sprague-Dawley, and Wistar Albino rats which are used as laboratory animals and have over 300 sub-lineages. For this purpose, a total of 24 male rats composed of 6 each from every lineage possessing similar weight (average 400 g) and age. The rats used in the individual studies in the Experimental Animal Unit, Faculty of Medicine at Dokuz Eylül University were included in the study after the researchers completed the required samples. After removing the skin of rats, the cadavers were boiled, and the muscles were separated from the bones. After clearing the skeletal bones from the muscles, the skull measures were taken with the aid of a caliper. The skull and facial measurements were taken, and craniofacial indices (nasal index, facial index, skull index, basal index, and neurocranial index) were calculated. As a result, 27 measurements were made on the skull of four different rats and craniofacial indices were calculated and, high–level significant differences were found in terms of craniofacial indices among the lineages.

6.Comparison of proximal femoral nail versus dynamic hip screw for intertrochanteric femoral fractures
Ömer Faruk Eğerci, Ferhat Güler, Fırat Dogruoz, Hüseyin Selcuk, Ozkan Kose
doi: 10.5505/TJHS.2023.46220  Pages 196 - 202
Amaç: Bu çalışmada proksimal femoral çivi (PFN) veya dinamik kalça vidası (DHS) ile tedavi edilen intertrokanterik kırıkların (ITF) fonksiyonel sonuçları ve komplikasyonlarının karşılaştırılması amaçlandı.
Yöntemler: 2010-2013 yılları arasında kliniğimizde İTF nedeniyle PFN ve DHS ile tedavi edilen hastalar retrospektif olarak tarandı. Demografik, klinik ve radyolojik veriler hasta arşivinden elde edildi. Kırıklar AO/OTA sınıflandırmasına göre sınıflandırıldı. Fonksiyonel durum Harris Kalça Skoru (HHS) kullanılarak değerlendirildi. Tüm hastalar en az 12 ay takip edildi ve tüm komplikasyonlar kaydedildi.
Bulgular: Yaş ortalaması 69.3±15.3 (dağılım, 34-93) olan 64 hasta (34 kadın, 28 erkek) vardı. Ortalama takip süresi 25,5±11,2 aydı (dağılım, 12-59). Yirmi sekiz hasta PFN ile tedavi edildi ve 36 hasta DHS ile tedavi edildi. İki grup arasında yaş, cinsiyet, yaralanma mekanizması, takip, cerrahiye kadar geçen süre, kırık sınıflandırması, ASA skoru, anestezi tipi, hemoglobin düşüşü ve hastanede kalış süresi açısından anlamlı fark yoktu (p> 0,05 tüm değişkenler için). HHS gruplar arasında benzerdi (p: 0.929). Ancak stabil olmayan kırıklar için HHS, tespit yönteminden bağımsız olarak stabil kırıklardan daha düşüktü (85,2±8,8 ve 67,1±15,4, p: 0,001). Gruplar arasında enfeksiyon ve mekanik komplikasyon oranları benzerdi (p>0,05).
Çıkarımlar: Her iki tedavi yöntemi de benzer fonksiyonel sonuçlara ve komplikasyonlara sahipti. Fonksiyonel sonuçlar kötü olabileceğinden, cerrahlar stabil olmayan kırıkları olan hastaları dikkatle takip etmelidir.Anahtar kelimeler: intertrokanterik kırıklar, kalça kırığı, dinamik kalça vidası, proksimal femoral çivi
Anahtar Kelimeler: intertrokanterik kırıklar, kalça kırığı, dinamik kalça vidası, proksimal femoral çivi
Objective: This study aimed to compare the functional outcomes and complications of intertrochanteric fractures (ITF) treated either with proximal femoral nail (PFN) or dynamic hip screw (DHS).
Methods: Patients treated with PFN and DHS for ITF in our clinic between 2010-2013 were retrospectively screened. The demographic, clinical, and radiological data were obtained using the patient archive. Fractures were classified according to the AO/OTA classification. Functional status was assessed using the Harris Hip Score (HHS). All patients were followed for at least 12 months, and all complications were recorded.
Results: There were 64 patients (34 female, 28 male) with a mean age of 69.3±15.3 years (range, 34-93). The mean follow-up duration was 25.5±11.2 months (range, 12-59). Twenty-eight patients were treated with PFN, and 36 patients were treated with DHS. There were no significant differences between the two groups regarding age, sex, mechanism of injury, follow-up, time to surgery, fracture classification, ASA score, type of anesthesia, hemoglobin decline, and length of hospital stay (p>0.05 for all variables). HHS was similar between the groups (p: 0.929). However, the HHS for unstable fractures was lower than stable fractures regardless of the fixation method (85.2±8.8 vs. 67.1±15.4, p: 0.001). The infection and mechanical complication rate between groups was similar (p>0.05).
Conclusions: Both treatment methods had similar functional outcomes and complications. Surgeons should carefully follow patients with unstable fractures since the functional results might be poor.
Keywords: intertrochanteric fractures, hip fracture, dynamic hip screw, proximal femoral nail

7.Retrospective Comparison of Surgical Techniques for Hip Fractures
Sabit Numan Kuyubaşı, Nihat Demirhan Demirkiran, Süleyman Kozlu, Süleyman Kaan Öner
doi: 10.5505/TJHS.2023.70299  Pages 203 - 208
Amaç: Kalça kırıkları nedeniyle bipolar hemiartroplasti (HA) uygulaması sırasında kullanılan farklı cerrahi yöntemlerin postoperatif etkilerini karşılaştırmak.
Gereç ve Yöntem: Ocak 2016 ve Aralık 2021 tarihleri arasında Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğimize başvuran kalça kırığı nedeniyle Direkt Lateral (DL) yaklaşımla (n: 48) veya Posterolateral (PL) yaklaşımla (n: 103) HA uygulanan 151 hasta (67 erkek, 84 kadın) çalışmaya dahil edildi. Hastaların ameliyat süresi, postoperatif anteroposterior grafide varus-valgus açısı, periprostatik kırık ve dislokasyon varlığı, yara yeri enfeksiyonu, cerrahi alanda hematom, postoperatif 90 günlük mortalitesi ve ilk 3 gün içerisinde mobilize olup olmadığı retrospektif değerlendirildi.

Sonuçlar: DL yaklaşımla tedavi edilen 44 hastada nötral, 4 hastada valgus dizilimi mevcutken, varus dizilimi hiçbir hastada görülmemiştir. PL yaklaşımda ise 79 hastada nötral, 2 hastada valgus ve 22 hastada varus diziliminin olduğu gözlenmiştir. İki yaklaşım arasında hem nötral hem de varus dizilimi ile yerleştirilen protez oranlarında anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği saptanmıştır (p<0,001).

Çıkarımlar: HA uygulaması sırasında kullanılan yaklaşımlar arasında PL yaklaşımın DL yaklaşıma göre daha fazla varus femoral stem dizilim sorunu oluşturduğu görülmüştür. Bu durum femoral çökme riskini arttırmasının yanında daha kötü fonksiyonel sonuçlara sebep olabilir.
Objective: To compare the postoperative effects of different surgical techniques used during bipolar hemiarthroplasty (HA) for hip fractures.

Material and Method: The study included 151 patients (67 males, 84 females) who presented to our Orthopedics and Traumatology Clinic between January 2016 and December 2021 and who underwent HA with a Direct Lateral (DL) approach (n: 48) or Posterolateral (PL) approach (n: 103) for hip fracture female) were included in the study. Patients' postoperative 90-day mortality, wound site infection, bedsore, presence of periprostatic fracture, varus/valgus angle on postoperative anteroposterior (AP) radiograph, operative time, mobilization status within the first 3 days and the number of people during surgery were evaluated retrospectively.

Results: While 44 patients treated with the DL approach had neutral and 4 patients had valgus alignment, none of them had varus alignment. In the PL approach, neutral alignment was observed in 79 patients, valgus alignment in 2 patients, and varus alignment in 22 patients. It was determined that there was a significant difference between the two approaches in the proportions of prostheses placed with both neutral and varus alignment (p<0.001).

Conclusions: Among the approaches used during HA application, it was observed that the PL approach caused more varus femoral stem alignment problems than the DL approach. In addition to increasing the risk of femoral collapse, this may cause worse functional outcomes.

LookUs & Online Makale