e-ISSN: 2717-946X
TURKISH JOURNAL OF HIP SURGERY - : 1 (1)
Volume: 1  Issue: 1 - 2021
1.Cover

Page I

2.Editorial Board

Pages II - IV

3.Contents

Page V

4.Editorial

Pages VI - VII

REVIEW ARTICLE
5.The Biography of Prof. Dr. Mehmet Tiner and His Contribution to the Turkish Orthopedic Surgery (Birth 12.08.1929 Guzelbahçe-Izmir - Died: 21 May 2003 Guzelbahçe-Izmir)
M. Şerefettin Canda
doi: 10.5222/TJHS.2021.65375  Pages 1 - 11
Prof. Dr. Mehmet Nurettin Tiner, İzmir’in ilk ortopedi ve travmatoloji uzmanlarından ve İzmir’in yetiştirdiği değerlerden birisidir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapmıştır. Amacımız, tüm meslek yaşamı boyunca İzmir’de ortopedi ve travmatoloji alanında topluma hizmet eden, ortopedi ve travmatolojinin İzmir’de gelişmesine önemli katkıda bulunan öncülerden birisi olan Prof. Dr. Mehmet Tiner’in yaşamını, çalışmalarını ve eserlerini gözden geçirmek ve genç kuşaklara tanıtmaktır. 12 Ağustos 1929’da İzmir’de doğan Mehmet Tiner, Güzelbahçe Kazım Paşa İlkokulunu, İzmir İnönü Lisesini (1947) ve İstanbul Tıp Fakültesini bitirmiştir (1957). Prof. Dr. Mehmet Tiner, daha sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1962 yılında ortopedi ve travmatoloji uzmanı, 1969’da doçent olmuş ve 7 Ocak 1975’te profesörlüğe yükseltilmiştir. Ege Üniversitesine bağlı olarak, 1 Mart 1978’de kurulan İzmir Tıp Fakültesinin kurucu 12 cesur öğretim üyesinden birisidir. Bu fakülte, daha sonra 20 Temmuz 1982’de kurulan Dokuz Eylül Üniversitesi çatısı altında yerini almış ve adı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi olmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (İzmir Tıp Fakültesi) Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalının 1 Mart 1978 tarihinde kurucusu olan Prof. Dr. Mehmet Tiner, İzmir Tıp Fakültesi döneminde dekanlık görevinde bulunmuştur. Türkiye’ye pek çok tıp doktorunun yetişmesi yanı sıra ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının yetişmesine katkı yapmış, öncü doktorlarımızdan ve “hocalarımızdan” birisidir. Prof. Dr. Mehmet Tiner İstanbullu Hilmiye Oya Hanım’la evlenmiştir. 20 Haziran 1965’te doğan oğlu Opr. Dr. Mustafa Tiner de kendisi gibi ortopedi ve travmatoloji uzmanıdır. Prof. Dr. Mehmet Nurettin Tiner, 12 Ağustos 1996’da emekli olmuş ve 21 Mayıs 2003 tarihinde İzmir, Güzelbahçe’deki evinde vefat etmiştir.
Prof. Dr. Mehmet Nurettin Tiner is one of Izmir’s first Orthopedics and Traumatology specialists and one of the values Izmir has grown. He worked at Aegean University Faculty of Medicine, Dr. Behçet Uz Children’s Hospital and Dokuz Eylul University Faculty of Medicine. Mehmet Tiner has served the society in the field of Orthopedics and Traumatology in Izmir throughout his professional life. He is one of the pioneers who have made significant contributions to the development of Orthopedics and Traumatology Department in Izmir and Turkey. Our aim is to review the life, works of Mehmet Tiner and introduce him to young generations. Mehmet Tiner born in Izmir on 12 August 1929 and he graduated from Guzelbahçe Kazim Paşa Primary School, Izmir Inönü High School (1947),Istanbul Faculty of Medicine (1957). He bacame Ortopedics and Traumatology Specialist in Aegean University in 1962. Mehmet Tiner became a Associate Professor in 1969 and a full Professor in 7 January 1975 at Aegean University Medical Faculty. He is one of the founding 12 courageous faculty members of Izmir Medical Faculty, which was affiliated to Aegean University and established on March 1, 1978. Izmir Faculty of Medicine took its place within the structure of Dokuz Eylul University, which was established on 20 July 1982. Prof. Dr. Mehmet Tiner is founder of DEUTF Orthopedics and Traumatology Department on March 1, 1978 and he contributed to the many medical doctors education and graduation also have contributed to the education of Orthopedics and Traumatology Specialist in Turkey, is one of our pioneering doctors. Prof. Dr. Mehmet Tiner is married to Mrs. Hilmiye Oya from İstanbul and his son Dr. Mustafa Tiner is an Orthopedics and Traumatology specialist like himself. Professor Mehmet Nurettin Tiner, who retired from Dokuz Eylul Universtiy Faculty of Medicine on August 12, 1996, passed away on May 21, 2003 in Guzelbahçe, İzmir.

6.Development of Hip Surgery and Hip Preservation Surgery in Turkey Their Place in Orthopedics and Traumatology
Onur Hapa
doi: 10.5222/TJHS.2021.55264  Pages 12 - 20
Femoro-asetabular sıkışma sendromu ve asetabular displazinin kalça osteoartritine yol açtığı düşünülmektedir. Orta ve uzun dönem izlemde, tanımlanan tedavi yöntemleriyle, hastaların fonksiyonel sonuçlarının düzeldiği ve kalça osteoartritine gidişin engellendiği gösterilmiştir. Bu makalenin amacı, Türkiye’de kalça cerrahisi, kalça koruyucu cerrahi ve kalça artroskopisinin gelişimini ve ortopedi içindeki yerini incelemektir.
Femoro-acetabular impingement and acetabular dysplasia are thought to relate to development of hip osteoarthritis. Decribed treatment modalities are reported to enhance functional results of the patients and prevent development of hip osteoarthritis at mid to longterm studies. At the present review, we tried to summarize the history of Turkish orthopedics and hip surgery and evolution of most recent treatment modality ‘hip arthroscopy’ both worlwide and at Turkey.

CASE REPORT
7.Closed Reduction And Cannulated Screw Fixation For Pediatric Femoral Neck Fractures: A Case Series
Hakan Cici, Sabahaddin Kiliç
doi: 10.5222/TJHS.2021.87597  Pages 21 - 26
Amaç: Pediatrik femur boyun kırıkları nadir görülen yaralanmalardır. Uzun dönemde gelişebilecek ciddi komplikasyonların önlenebilmesi amacıyla erken dönemde uygun redüksiyon ve fiksasyon önerilmektedir. Bu çalışma, femur boyun kırığı nedeniyle kapalı redüksiyon ve kanüle vida ile fiksasyon uygulanan 12 çocuğun klinik ve radyolojik sonuçlarını analiz etmek amacıyla planlanmıştır.
Yöntem: Kasım 2015-Aralık 2019 tarihleri arasında ortalama yaşları 9.7 olan 12 çocuk hastaya (4 erkek, 8 kız) femur boyun kırığı sebebiyle kapalı redüksiyon ve kanüle vida ile fiksasyon uygulandı. Olguların yaş, cinsiyet, yaralanma mekanizması, kırık tipi, kırık deplasmanı, postoperatif redüksiyon, takipteki radyolojik görüntülemeleri ve Ratliff skorları kayıt altına alındı.
Bulgular: Ortalama takip süresi 22.3 aydı. Altı Delbett tip 2, beş Delbett tip 3 ve bir Delbett tip 4 femur boyun kırığı olan hasta yaralanma sonrası ortalama 12.5 saatte (1-75 saat arası) opere edildi. Takiplerde Ratliff skorlarına göre 10 hastada (%83.3) tatmin edici sonuçlar gözlendi. 2 hastada koksa vara gelişti. Takip süresinde hiçbir hastada avasküler nekroz görülmedi.
Sonuç: Pediatrik femur boyun kırıklarında erken kapalı redüksiyon ve kanüle vida ile fiksasyon uzun dönem komplikasyonların önlenmesinde etkili olabilir.
Objective: Pediatric femoral neck fractures are uncommon injuries. Accurate early reduction and fixation is recommended to avoid serious long-term complications. The aim of this study was to analyze the clinical and radiological outcomes of 12 children with femoral neck fractures who were treated with closed reduction and cannulated screw fixation.
Method: Between November 2015 and December 2019, 12 children (4 males,8 females) with an average age of 9.7 were operated by closed reduction and cannulated screw fixation for femoral neck fractures. We evaluated the medical records of all patients, including age, gender, injury mechanism, fracture type, initial displacement, postoperative reduction, follow-up roentgenograms and Ratliff’s scores.
Results: The mean follow-up was 22.3 months (range 12–47 months). Six Delbett type 2, five Delbett type 3 and one Delbett type 4 fractures were operated with an avarage time to surgery of 12.5 (range: 1-75 hours). Satisfactory outcomes according to Ratliff’s criteria were obtained in 10 (%83.3) children. Coxa vara occurred in 2 cases. Any avascular necrosis was not seen during the follow-up period.
Conclusion: Early closed reduction and cannulated screw fixation may be effective to avoid long-term complications in pediatric femoral neck fractures.

ORIGINAL RESEARCH
8.Peroperative Complications and Postoperative Alignment Problems in Patients with Primary Total Hip Replacement
Ahmet Karakaşlı
doi: 10.5222/TJHS.2021.32932  Pages 27 - 31
GİRİŞ ve AMAÇ: Kalça ekleminin dejeneratif hastalıklarının tedavisinde, kalça eklem artroplastisi, eklem ağrılarının azaltılmasında fayda sağlar. Kalça protezlerinde titanyum alaşımlı protezlerin elastik modulusunun, paslanmaz çeliğin elastik modulusundan daha düşük olması sebebiyle, titanyum alaşımlı protezlerde osteointegrasyon daha yüksek oranda görülür. Ancak cerrahi sırasında malaligment ile sonuçlanan uygulamalar protezin ömrünü kısaltmaktadır. Bu çalışmanın amacı, total kalça protezi uygulanan hastalarda, ameliyat sonrası dizilimin araştırılması ve perioperatif gelişen komlikasyonları incelemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışmada 2013-2017 yılları arasında, dejeneratif kalça eklem hastalığı ve kollum femoris kırığı nedeniyle total kalça artroplastisi yapılan 122 hasta değerlendirildi. Perioperatif, erken dönem gelişen komplikasyonlar ve protez dizilimi (aligment) retrospektif olarak araştırıldı.
BULGULAR: Bu hastaların 78’i kadın, 44’ü erkek olarak izlendi. Hasta yaş ortalaması 66 yaş (42-87),ortalama takip süresi 27 ay (6-48) olarak kaydedildi. İntraoperatif olarak 2 hastada (%1,5) femoral komponet yerleştirilirken femoral kalkar kırığı gelişti. Malaligment 11 hastada (%9) valgus pozisyonda izlendi, ortalama 6 derece (3-9 derece) olarak yerleştirildiği tespit edildi. İntraoperatif kan kaybı ortalama 855 ml (460-1250 ml) gözlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ülkemizde üretilen implantların sonuçlarının literatürde belirtilen sonuçlarla benzer klinik ve radyolojik sonuçlar göstermektedir. Bu tip imlantların uygulanmasında sorun olmamamakla birlikte, kullanılması hem ülke ekonomisine katkısı yönünden hem de hasta sağlığına katkısı ve kolay temin edilir olması yönünden avantajlı olduğu düşünülmektedir.
INTRODUCTION: The application of hip joint arthroplasty in hip joint degenerative diseases improves joint pain. The lower elastic modulus of titanium alloy prostheses in hip prostheses than stainless steel elastic modulus ensures higher bone "bone ingrowing" in titanium alloy prostheses. However, malaligment applications during surgery shorten the life of the prosthesis. The aim of this study is to investigate post-operative alignment and to examine perioperative complications in patients undergoing total hip prosthesis.
METHODS: In this study, 122 patients who underwent total hip arthroplasty for degenerative hip joint disease and elderly collum femoris fractures between 2013-2017 were evaluated. Perioperative complications in total hip prostheses and early complications of prosthesis alignment in retrospective early follow-up.
RESULTS: 78 of these patients were female, 44 of them were male, the mean age was 66 years (42-87), the mean follow-up period was 27 months (6-48). Intraoperatively, femoral calcar fractures developed in 2 patients while 1.5% femoral component was placed. Malaligment was placed at an average of 6 degrees (3-9 degrees) in 9% valgus position in 11 patients. Intraoperative blood loss was observed on average 855 ml (460-1250 ml)
DISCUSSION AND CONCLUSION: The results of the implants produced in our country show similar clinical and radiological results with the results stated in the literature. It is considered to be advantageous in terms of both the contribution to the country's economy and the contribution to the patient's health and being easily available.

9.Retrospective Analysis of Arthroscopic Cam Decompression. Is Hip Joint Still Preserved Although at Learning Curve?
Cihangir Türemiş, Onur Hapa
doi: 10.5222/TJHS.2021.54154  Pages 32 - 36
GİRİŞ ve AMAÇ: Kalça artroskopisi, femoroasetabular sıkışma (FAS) için etkili bir tedavidir. Bu çalışmanın amacı, ortalama beş yıllık takip süresinde geriye dönük olarak hastaların bildirdiği sonuçları ve kalça sağkalımını rapor etmekti.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Kalça artroskopisi ve labrum tamiri ile tedavi edilen minimum 42 aylık (ortalama 60 ay) takipte FAS’lı 25 hastadan geriye dönük olarak toplanan veriler analiz edildi.
Birincil sonuç ölçütleri, Kalça sonuç skoru (HOS) günlük yaşam aktiviteleri (ADL), HOS-Spor ölçekleri ve ağrı için görsel analog ölçeği (VAS) idi. Hasta memnuniyeti derecelendirildi. Eklem boşluklarının ölçümü ve osteoartrit (Tönis) derecelendirilmesi ameliyat öncesi ve en son takipte yapıldı

BULGULAR: Ameliyat öncesi ve sonrası ortalama alfa açıları 670±40 ve 460±30idi. Hastaların %76’sında HOSADL için minimal klinik önemli fark (MCID) elde edildi ve hastaların %56’sı HOSSS için MCID’ye ulaştı ve tümü VAS ağrı skoru için MCID’ye ulaştı. Ortalama memnuniyet seviyesi 7.5±1.8’di. Hastaların ameliyat öncesi ortalama Tönis evresi 0.9±0.9 iken 1.1±0.8’e yükseldi (p: 0.046). Ameliyat öncesi ortalama yan eklem boşluğu 4.8±1 idi ve 4.5±1’e düştü p<0.001. Orta eklem boşluğu da 4.5±0.9’den 4.3±0.7’e düştü (p: 0.04). Ancak bu azalma foveal seviyede ölçülen eklem aralığında istatistiksel olarak anlamlı değildi (p˃0.05) (5±0.8 vs 4.9±0.7).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ara dönem sonuçları, cam dekompresyonundan sonra kalça ekleminin en azından korunduğunu ve kalça osteoartritinin ilerlemesinin geciktiğini söylemenin mümkün olduğunu göstermektedir. Hastanın fonksiyonel sonuçları ve ağrı skorları genellikle literatürle uyumlu olarak iyileşir.


INTRODUCTION: Hip arthroscopy is an effective treatment for femoroacetabular impingement (FAI). Purpose of the present study was to report the patient reported outcomes, hip survival retrospectively at a mean follow-up of five years.
METHODS: Retrospectively collected data on 25 patients with FAI at minimum follow-up of 42 months (mean 60 months) treated with hip arthroscopy and labrum repair were analyzed. The primary outcome measures were the Hip Outcome Score (HOS) Activities of Daily Living (ADL) subscale, HOS-Sport subscale, Visual analog scale (VAS) for pain. Patient satisfaction was rated. Measurement of joint spaces and osteoarthritis (Tonnis) grading were done preoperatively and at the latest follow-up
RESULTS: Pre- and postoperative mean alpha angles were 670±40 and 460±30. %76 of patients achieved minimal clinically important difference (MCID) for HOSADL and %56 of patients achieved MCID for HOSSS and all reached MCID for VAS pain score. Mean satisfaction level was 7.5±1.8
Mean preoperative Tonnis stage of the patients was 0.9±0.9 which increased to 1.1±0.8 (p: 0.046). Mean preoperative lateral joint space was 4.8±1 which decreased to 4.5±1 p<0.001. Mean middle joint space also decreased from 4.5±0.9 to 4.3±0.7 (p: 0.04). However this decrease was not statistically significant at joint space measured at foveal level (p˃0.05) (5±0.8 vs 4.9±0.7).

DISCUSSION AND CONCLUSION: Mid-term results show that that after cam decompression, it is possible to say that hip joint is at least preserved and progression of hip osteoarthritis seems to be delayed. Patient functional results, pain scores are generally improved in line with the literature

LookUs & Online Makale